Korona virüsü sonrasında neler olacak?

Zeynel Abidin Öztürk -
4 ay önce

4 ay önce güncellendi.

Yeni tip Corona virüsünün yayılmayı ne zaman durduracağı, şu aşamada belli değil. Dünya çapındaki ekonomik etkilerini henüz kestiremediğimiz salgın, gözü kapalı yiyen, hak hukuk dinlemeyen, kendinden güçlü gördüğüne hizmet edip daha da çok yiyenlerin, herkesle beraber "yerle bir olmasına", seviyelerin birbirine yaklaşmasına yol açtı. Zaten "yerle bir olmaya yakın" yaşayanlar için hayat ne kadar değişti, bilmiyoruz. Yanlış anlamayın, haksızlık, "canavarca tüketme sistemi" yok oldu demiyorum - sonunda asıl zararı görenler, her zamanki gibi yine ezilenler olabilir.

Salgın, insanlığın içindeki her şeyi tüketip yok etmeye yönelik canavarın, doğa tarafından bir hamlede yok edilebileceğini gösterdi. Salgın ile ipin bizde olmadığı anlaşıldı, çıplak gözle görünmez virüsler, bilimdeki bütün ilerlemelere rağmen, herkese "ipiniz elimde" dedi.

Bir TV kanalında sıkça gösterilen videoda doğanın çeşitli unsurları, örneğin okyanus dile geliyor ve "düzgün yaşayın, çevreyi katletmeyin, dilediğim zaman sizden intikam alırım, bunu daha önce de yaptım, dilersem hepinizi yutarım" anlamında sözler ediyordu. Uykulu gözlerle "doğru ama, aman boş ver" dedikleri meğerse doğruymuş! Artık boş veremiyoruz.

Salgın yüzünden kimin daha akıllı, kimin akıldan yoksun olduğu iyice belirginleşti. Yalnız, akıldan mahrum kalanın algıları kapalı olduğundan ve kendine aşırı güvendiğinden, galiba akılsız olan iyice akılsızlaştı.

Bir çöpü yere atmamak çok şey değiştirir. Tabakta yiyeceğiniz kadar yemeği alıp yemeği bitirmeniz, çok açları doyurur, belki de aç kalmaz. Canavarca davranışlarla çok para kazanıp çok çok yardım etmenin değil, önce israf etmemenin etkili olduğuna inanıyorum. Birincisi, canavarlığı bir makyajla gizlemekten başka bir şey değil. Ya yere tükürmemek? Sağda solda, rahatsız edecek biçimde bağırarak konuşmamak? Özendiğimiz, kendimizden büyük gördüğümüz ve karşısında adeta kendimizi aşağılamayı kabul ettiğimiz toplulukların kötü değil, iyi yönlerini örnek almak?

Başta tanımını yaptığım bu "sistem", kendini mutlu ve özgür gibi göstermeye, başkasını mutsuz etmeye yönelik işliyor. Eğer bahsettiğimiz "sistem" gerçek bir sistem olsaydı işlerdi; insanlığın kendini şahlandırdığını sandığı bu sistem işlemiyor, batıyor, batırıyor.

Bu "sistemin" en büyük tuzaklarından bir tanesi, çalışıp, öğrenip, azıcık para kazanıp, iyi şeyler yapanların bu "canavarca tüketim ve kendinden küçüğü ezme, küçük görme sistemine" dahil olması. Dolayısıyla faydalarını adeta yok ediyor olmaları, ancak bu sırada "ideal örnek" olarak görünmeleri.

Benim yazımdaki en büyük fark şu sözler olacak: Bütün insanlık bu canavarı içerisinde taşımıyor ya da onun dediklerini yapmıyor. Az sayıda da olsa bu canavarı özellikle reddedenlerin, kendilerini korumakta takdir edilecek bir kabiliyeti var. Fakat uğultunun, gürültünün, bağırmanın, kibirlenmenin çok olduğu yerde bu insanların fark edilmesinin imkanı yok - kaldı  ki tapılırcasına sevilen bu "haksız, hukuksuz, kibirle tüketme sistemi" bu insanları ezip, yok etmek için işliyor.



Bugün artık, bütün mesele şu: İnsanlık, henüz ne kadar süreceğini bilmediğimiz bu felaketten kendisine bir pay çıkaracak mı, yoksa her şey geçer gibi olduğunda "olur böyle şeyler, boş ver" deyip, daha da mı beter olacak? Uyutarak, hak hukuk tanımadan tüketmeyi emreden kölelik "sistemi" tam olarak ikincisini seviyor. Elbette, umarım birincisi olur.

Ne alakası var?

Şimdi "bu söylediklerinin yarasadan çıkan bir virüsle ne alakası var, akıl var, mantık var, bilim var" diyenler olabilir. Sadece bunu diyenlere, biraz soyut bir örnekle şunu düşünmelerini önerebilirim: Evrim ile kafamız, gözümüz, burnumuz, ağzımız tam yerini nasıl bulduysa, insanlığın hak ettiği onu neden bulmasın?

Konu dışı 1: Bence masalsı "Corona günleri" lafı yerine daha uzun da olsa, istediğimizi daha iyi ifade edecek bir tanım bulunabilir. Şu haliyle, ilk bakışta "güzel bir şey" anlamı da çıkabiliyor. "Günler" ölçüsünde süreceği konusu da henüz belirgin değil, en azından şu ana dek aylar sürdüğü kesin.

Konu dışı 2: Şu sıralar çok kullanılan "sosyal mesafe" de bence yanlış, ancak sanırım gösterişli sözcükleri sevdiğimiz için böyle bir sözcük öbeği türedi. Gayet açık olarak fiziksel mesafeden bahsediyoruz, insanlarla iletişimimize mesafe koymaktan değil. Güncelleme (17.04.2020): "Sosyal mesafe" tanımını şiddetle savunanlar ve bunun "İngilizce bir terim" olduğunu söyleyenlere (bu ne demek ise) rağmen Dünya Sağlık Örgütü, "sosyal mesafe"nin yanlış bir terim olduğunu kabul etti ve "fiziksel mesafe" sözcüklerini kullanmayı önerdi (kaynak).

Bu sayfayı paylaşın:

E-posta listemize kaydolun!

Eposta adresiniz gizli tutulur. Spam göndermiyoruz.


Bilgi